Sızlamasın Gürsel'lerin Kemikleri

Mali çöküş, paraşütsüz düşüş... Seyirci yönetimler, seyirci basın ve seyirci bir belediye... Birkaç yıla sığdırılabilen birçok gelişme. Süper ligte oynamakta olan pekçok takımın, kuruluşundan beri kayıtlara geçirilen tarihinden de uzun bir süreç belki de. Bir o kadar da acımasız örnekleri barındırıyor içinde. Geçmişten günümüze gelirken, koyu harflerle yazılmış onlarca sayfanın içinde, belki de büyük bir ibretin oyuncuları olduk. Bir daha hiç düşülmemesi gereken bir durumun içerisinden, Alsancağın Kapalı'sından canlı yayın yaptık tüm ülkeye...

Sanıldığı gibi, İzmir futboluna hizmet için tv'de verilmiyordu bizim maçımız. Bir kitlenin varlığını sonradan fark etmişliğin verdiği bir telaş ve abartıydı bu. Amatördeki bir takımın taraftarlarıydı gerçek yayıncılar. Kameralar, röportajlar, yorumlar... Amatör ligle ilgili diğer tüm yapılanlardan fazla olan her şeyin tek bir nedeni vardı; artık tekrar etmeye bile gerek duymayacağım.

Maç başlamadan evvel öyle bir karşılanıyordu ki takımımız, rakip takım oyuncuları bile hayran kalıyordu. İki haftadır, bu güçlü başlangıcın meyvelerini son derece erken gelen goller ile bulduk. Meyvelerin sadece bunlardan ibaret olmadığını, artık herkes öğrenmeye meyilliydi.

Umursamazlıklar bir kenarda tutulmuş, taraftarın cefasının karşılığı olarak, cefa fakirlerine sorduğu hesap ise, gelecek aylarda daha da çok ön plana çıkacak gibi. Artık değil, yıllardır olduğu gibi Göztepe diye inledi İzmir! Yine yıllardır olduğu gibi, "İzmir'in ağası her zaman biziz!" sözü en çok bize yakıştı. Farklı olan ise, gerçeklerin artık kulak arkalarından, yüzün çene kısmına doğru gelmesiydi. Amatörün içinden yapılan canlı yayının sunucusu işte bunun tek nedeni olan taraftardı.

Program; "fedadır sana her bir damlası, ister kan olsun isterse göz yaşı" diyerek başlamıştı... Ardından gidilen bayan voleybol maçımızda söylenen "İsyan Marşı" ile tamamlandı yayın... Mesaisi uzun bir günün, biri yüz güldüren, diğeri ise umutları gelecek haftalara kadar donduran iki sonucu vardı elde. Yüreklerde ise destansı bir gerçek daha vardı. O güzelim pazar programını başlatan ve tamamlayan Göztepe taraftarlarının gelecekten beklentisini anlatan müthiş bir gerçek daha vurgulanmıştı. Taraftar futbol endüstrisini değil, tarihinden taşan başarılarının devamını istiyordu. Sessiz sedasız dile getirilen düşünceler, artık gün yüzüne çıkmıştı. Herkes artık, sabrı ve kararlılığıyla kusursuz bir örnek olan Göztepe taraftarının neyi istediğini, en güçlü şekilde, dakikalarca dinlemişti...


Teker teker çıkacağız ligleri,

Sızlamasın Gürsel'lerin kemikleri...