Çelişkiler Yumağı

Altınbaş yönetiminin görevi aldığı günden bu yana pek çok değerlendirme yaptık. Pek çok yerde disiplinli bir yönetimin önünün nasıl açık olabileceğini, örnekleri ile birlikte gösterdik. Somut anlamda atılması istenen bir çok adımın duyurulmasına vesile olduk. Henüz bir sihirli değnek dokunmadı Göztepemize, ancak taraftarların üzerindeki yüklere, etkili bir sihirli değneğin dokunduğu kesin!

Bunların ilki kulüp üyelik ücretlerinin, ülkemizdeki diğer takımlara taş çıkartacak kadar büyük miktarlarda olmasıydı. Aslında büyük olan sadece yıllık ücret değildi, giriş ücreti de bunun ardından geliyordu. Hatta bu büyük meblaların yanında, görülmedik bir yaş sınırı uygulaması da konulmuştu. 26 yaşın altındaki gönül verenler, ne yazık ki üye olamıyorlardı. Acaba bunun sebebi, taraftar profiline bakıldığında çok az bir bölümün bu yaş sınırını geçebilecek olması mıydı? Bu soruyu sadece Göztepeliler değil, bu durumu duyan birçok kişi soruyor. Öncelikli olarak yapılması gereken şeyler varken, bu ve benzeri konularda şaşırtıcı kararların alması insanların kafasını kurcaladı.

Bunlardan bir tanesi de bilet fiyatları idi. Adeta taraftarın her şeye rağmen maçlara gelebileceğini farketmiş insanların aldığı bir karar gibi karşımıza çıkıyor. Hasılatın çok önemli olduğu söyleniyor, zaten bu güne kadar Göztepe en kötü zamanında bile hasılattan son zerresine kadar yararlanmadı mı? Ama Tmsf borcuna gitti, ama şubelere gitti, ama birilerinin cebine gittiği iddia edildi... Bu taraftarın sırtına daha fazla yük yüklemenin ne kadar haklı nedenlere dayandığı tartışılmalıdır. Kulübünden ne bir otobüs, ne bir bilet istemeyen, hatta bunların yapılmasına şiddetle karşı çıkan, belki de bu yönüyle ülkede tek olan bir kitleye bu uygulama ne kadar yerindedir?

İçinde bulunduğumuz duruma uymayan tek şey, futbol ve diğer şubelerdeki vaziyetimiz. Çünkü gerek kulübe üyelikler, gerek bilet fiyatları, gerek alt yapı ücretleri, gerekse diğer konularda ülkemizdeki çıta ile yarışıyoruz. Bir süre bunlarla mı teselli olacağız bilmiyoruz, ama hakedilmeyen yerlerde, hakedilmeyen uygulamaların yapıldığı, bunların insanları farklı şeyler düşünmeye ittiği kesin. İzmir'de Göztepemize maddi manevi en çok yararı dokunan kitle hiç kuşku yok ki taraftarıdır. Peki ya en az yardımı dokunanlar? Seçim dönemlerinde gönderilen 50 milyar liraları ve ardından yapılan reklamları hatırlatıyor ve takdiri size bırakıyorum.